‘İLK GÜNAH’IN HIRİSTİYAN TEOLOJİSİNDEKİ YERİ VE EVRİM TEORİSİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

‘İLK GÜNAH’IN HIRİSTİYAN TEOLOJİSİNDEKİ YERİ VE EVRİM TEORİSİ

Mesaj tarafından cRn* & méLiss-á Bir Salı Kas. 11, 2008 6:14 pm

İslam ve Yahudi teolojilerinden farklı bir şekilde, Hıristiyan teolojisinde Âdem’in ‘ilk günah’ının önemli bir yeri vardır. Hıristiyan düşüncesinin oluşumuna yol açan Tevrat’taki ve Yeni Ahid’teki ifadeler şunlardır:

3- Fakat bahçenin ortasında olan ağacın meyvesi hakkında Allah: “Ondan yemeyin ve ona dokunmayın ki ölmeyesiniz” dedi.

4- Ve yılan, kadına “Katiyen ölmezsiniz” dedi.

5- “Çünkü Allah bilir ki, ondan yediğiniz gün, o vakit gözleriniz açılacak ve iyiyi ve kötüyü bilerek Allah gibi olacaksınız.”
Tevrat, Tekvin, 3, 3-5

17- Ve Âdem’e dedi: “Karının sözünü dinlediğin ve ‘ondan yemeyeceksin’ diye sana emrettiğim ağaçtan yediğin için toprak, senin yüzünden lanetli oldu; ömrünün bütün günlerinde zahmetle ondan yiyeceksin.

18- Ve sana diken ve çalı bitirecek ve kır otunu yiyeceksin.

19- Toprağa dönünceye kadar alnının teri ile ekmek yiyeceksin, çünkü ondan alındın, çünkü topraksın ve toprağa döneceksin.”
Tevrat, Tekvin, 3, 17-19

Böylece Rab Allah onu Aden bahçesinden, kendisinin içinden alındığı toprağı işlemek için çıkardı.
Tevrat, Tekvin, 3, 23

Bir tek insan yüzünden günah nasıl dünyaya girdiyse, günah yüzünden de ölüm dünyaya girdi. Böylece bütün insanları ölüm sardı, çünkü tümü günah işledi.
Yeni Ahid, Romalılar, 5, 12

17- Bir tek kişinin suç işlemesinin ölüm egemenliğini getirdiği ve bunun o tek kişi aracılığıyla olduğu önümüzdedir. Ama kayra bolluğu ve doğruluk armağanını alanların bir tek kişi -İsa Mesih- aracılığıyla yaşamda egemenlik sürecekleri daha kesindir.

18- Demek ki, bir tek insanın suçluluğu yüzünden suçlu çıkarılma nasıl bütün insanları kapsadıysa, bir tek insanın doğru çıkarma eylemiyle de yaşam doğruluğu bütün insanları kapsamıştır.

19- Çünkü bir tek insanın buyruğa uymazlığıyla nasıl birçokları günahlı kılınmışsa, bir tek insanın buyruğa uymasıyla da birçokları doğru kılınacaktır.
Yeni Ahid, Romalılar, 5, 17-19

Hıristiyan teolojisinin ‘ilk günah’ öğretisi, her ne kadar Tevrat’ın Tekvin bölümüne dayanıyorsa da öğretiyi esas şekillendiren Yeni Ahid’in Romalılar bölümü olmuştur. Buna göre Âdem’in işlediği günah bütün çocuklarına geçmiştir ve her insan günahla doğmuştur. Bu durumdan ise ancak Hz. Isa’nın aracılığıyla kurtulunabilir.126 Kilise öğretisinde Âdem’in günahı ile başlayan ‘düşüş’ ile ilgili anlatım, Hz. Isa’nın çarmıha gerilmesinin insanların günahlarına kefaret olması ile ilgili anlatımla birleştirilir127 ve bu inanç; Kilise’nin en temel imani akidelerinden birini oluşturur. Bazı Hıristiyan teologlar, ‘miras günah’ kavramıyla insanın doğuştan suçlu sayılacağı bir günahın kastedilmediğini; bununla insanın günaha eğilimli bir ‘doğa’yı, ‘miras’ olarak aldığını anlamamız gerektiğini söylemektedirler.128 Kilise akidesi açısından önemli bir yeri olan ‘miras günah’ ile ilgili öğreti Yahudiler tarafından redde-dilmektedir; Yahudiler hem günahlı doğmayı hem de insanın doğası gereği kötü olduğu inancını reddederler.129 Tevrat’ın ve Eski Ahid’in kimi pasajları çocukların ebeveynlerinin günahlarını taşımayacaklarını dile getirmektedir.130 İslam inancında da ‘miras günah’ düşüncesine karşı çıkılır; Kur’an’da Âdem’in tövbesinin kabul edildiğine dair ifadeler, ebeveynlerinden çocuklarına aktarılan ‘miras günah’ın olmadığına delil gösterilir:

121- Böylece ikisi ondan yediler, hemen ardından ayıp yerleri kendilerine açılıverdi, üzerlerini cennet yapraklarından yamayıp örtmeye başladılar. Âdem, Rabbine karşı gelmiş oldu da şaşırıp kaldı.

122- Sonra Rabbi onu seçti, tövbesini kabul etti ve doğru yola iletti.
Kur’an-ı Kerim, Taha Suresi, 20/121-122

Konumuz açısından, ‘ilk günah’ ile ilgili en önemli iddialardan biri, ‘ilk günah’tan sonra dünyadaki hayvanların da insanlarla beraber ölmeye başladığına dair görüştür.131 Oysa bulunan fosiller üzerinde yapılan incelemelerden yüz milyonlarca yıl önce canlıların yaşadığı tahmin edilmektedir. Örneğin beş yüz milyon yıl kadar önceki Kambriyen çağına ait önemli miktarda çok hücreli fosili bulunmuştur.132 Bazı Hıristiyanların bu iddiası, sadece Evrim Teorisi ile değil, fosilbiliminin birçok bulgusuyla da çelişkilidir. Diğer yandan Hıristiyanların birçoğu, Eski ve Yeni Ahid’teki anlatımların sadece insan ile ilgili olduğunu, ‘ilk günah’tan sonra hayvanların ölmeye başladığını söylemenin, Kitabı Mukaddes’e dayalı bir temeli olmadığını belirtmektedirler:133 Hayvanların ‘ilk günah’tan sonra ölmeye başladığı ile ilgili yorumun; Yeni Ahid, Romalılar, 5, 12’de geçen ifadelerin yanlış yorumundan kaynaklandığını söylemekte ve Âdem günah işlemeden önce kendisine “O meyveden yediğinde ölürsün” (Tevrat, Tekvin, 2, 17) dendiğini, Âdem eğer diğer canlıların ölümünü gözlemlememişse, ölümün ne anlama geldiğini bilemeyeceğini, kendi karşı delilleri olarak ifade etmektedirler.134

‘İlk günah’ ile ilgili diğer önemli bir husus ise bu inancın, insanlığın mutlaka tek bir çiftten türediğine (monogenism) dair bir inancı gerekli kılmasıdır. Gerçi Yahudiler ve Müslümanlar -bazı farklı yorumcular olmakla birlikte- da bu inancı paylaşmaktadırlar; fakat Yahudilik ve İslam’da ‘miras günah’ gibi bir inanç olmadığı için, tek bir çiftten türemenin gerekliliğine dair inanç Hıristiyanlık kadar merkezi bir role sahip değildir. Hıristiyan teolojisine göre Isa’nın çarmıha gerilmesi135 ile insanın kurtuluşu için bir yol açılması, ‘miras günah’la başlayan bir ‘düşüş’ sürecini geriye çevirmesi açısından önemlidir.

Burada iki soru karşımıza çıkmaktadır: Birincisi Evrim Teorisi’nin, insanlığın tek bir çiftten türemiş olmasıyla ilgili görüşünün ne olduğuna dairdir. İkincisi ise Kutsal Metinler’in tek bir çiftten türemeyi zaruri görüp görmemesiyle ilgilidir. Evrim Teorisi’ne inananlar, yüz binlerce canlı formunun tek bir tek hücreli canlının evrimleşmesiyle oluştuğunu savunmaktadırlar. Bu inanca sahip olan kişilerin insanların tek bir çiftten türediklerine dair inancı reddetmesi çok garip olur. Buna rağmen insanların bir çiftten türemesinin Evrim Teorisi’ne aykırı olduğunu savunanlar olmuştur. Fakat hücrenin organellerinden mitekondri üzerinde yapılan araştırmalar, bütün insanların tek bir dişiden türediğini göstermiştir.136
Bu görüşün dayanağı mitekondrilerdeki DNA’ların incelenmesidir. Mitekondrinin DNA’sı, hücre çekirdeğindeki DNA’dan farklıdır ve her insana sadece annesinden geçmektedir. Incelemelerde insanlardaki 133 çeşit ‘mitekondrial DNA’ tipi ele alınmıştır ve bu tipler üzerindeki araştırmalar, insanların mitekondrilerinin tek bir ‘mitekondrial DNA’ tipine sahip atadan türediğini göstermiştir. Bu bulgu, insanların tek bir çiftten türediğine dair inancı daha da güçlendirmiştir. Bu bulguyu, Evrim Teorisi’ne inananlar da inanmayanlar da insanların tek bir çiftten türediğini göstermek için kullanmaktadırlar. Bu bulgu, modern genetiğin verileri açısından, tüm insanların tek bir çiftten türediği fikrine karşı çıkmaya gerek olmadığını, genetikteki verilerin -tartışmalar olmakla beraber- tek bir dişiden tüm insanların türediği fikriyle çelişmediğini göstermektedir.

Dinlerin Kutsal Metinleri’nin tek bir çiftten türemeye inanmayı gerektirip gerektirmediği ayrı bir konudur. Üç tektanrılı dindeki genel görüş, insanların tek bir çiftten (Âdem ve Havva) türediği yönündedir. Fakat ‘miras günah’ kavramının olmadığı İslam dininde, Âdem ve Havva’nın ilk insanlar olmadığına dair görüşü de savunanlar olmuştur. Bunu savunanlar Âdem’in yeryüzüne halife atandığının söylendiğini, Kur’an’dan, Âdem’in tüm insanlığın biyolojik babası olduğunun temellendirilemeyeceğini savunmaktadırlar.137 Bu görüşte olanlar, Kur’an’da geçen ‘Benî-Âdem’ ifadelerine soy bağı anlamı verilmemesi gerektiğini; ‘benî’ ifadesinin ‘onu takip eden, onun yolunda olan’ anlamlarını verdiğini, ‘Benî-İsrail’ ifadesinin de Kur’an’da geçtiğini, fakat Kur’an’ın hitap ettiği Yahudilerin hepsinin Hz. Yakub’un oğulları olamayacağını söylemektedirler. Ayrıca Kur’an’da Müslümanlara hitaben ‘babanız İbrahim’138 (Ebikum Ibrahim) ifadesinin yer almasını görüşlerine delil olarak göstermektedirler.139

İbn Bâbeveyh ‘Kitâbü’t Tevhid’ isimli eserinde Caferi Sadık’a atfen, Âdem’den önce insan benzeri canlılar olduğunu söyler. Imamiyye’den ‘Câmiu’l Ahbar’ın yazarı ve Muhammed el-Bâkır’a da benzer görüşler atfedilir.140 Yahudilerin kaynaklarından Midraş’ta da Âdem’den önce ‘yarı insan-yarı maymun’ varlıkların olduğu söylenir.141 Görüldüğü gibi tektanrılı dinlere inanan bazı kişiler, Âdem’den önce insanlara maymunlardan daha çok benzeyen ‘insanımsı-maymunumsu’ yaratıklar olduğunu kabul etmekte inançları açısından bir sorun görmemişlerdir. Ama, ufak bir azınlığın dışında çoğunluk, tüm insanların genetik kökeninin tek bir çiftte; Âdem ve eşinde birleştiğini kabul etmişlerdir.

Bütün canlıların tek bir tek hücreliden oluştuğunu söyleyen Evrim Teorisi’nin, bütün insanların tek bir çiftten türediği iddiasına karşı çıkması için bir sebep yoktur. Genetikte mitekondriye dayalı incelemeler, tüm insanların tek bir dişiden türediğini gösterip; tek bir çiftten türemenin, bilimsel olarak daha kabul edilebilir bir argüman olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak Hıristiyanlık’taki ‘miras günah’ öğretisini, hayvanların ölümünü de bu günah ile başlatacak şekilde yorumlayanların görüşü modern bilimsel verilerle uzlaştırılamaz; fakat bu öğretinin tek bir çiftten türemeyi gerektirmesinin modern bilimsel verilerle veya Evrim Teorisi ile çelişkili olduğu söylenemez.

cRn* & méLiss-á
Admin

Mesaj Sayısı : 142
Kayıt tarihi : 10/11/08

Kullanıcı profilini gör http://evrimteorisi.allgoo.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz