“OL” EMRİ VE ÂDEM’İN YARATILIŞI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

“OL” EMRİ VE ÂDEM’İN YARATILIŞI

Mesaj tarafından cRn* & méLiss-á Bir Salı Kas. 11, 2008 6:09 pm

Kur’an’ın ifadeleriyle Evrim Teorisi’nin çeliştiğini savunanların bir kısmı, Âdem’in “Ol” emriyle yaratıldığını, bunun ise Tanrı’nın Âdem’i doğrudan yarattığını gösterdiğini söylerler. İlgili ayet şöyledir:

Şüphesiz Allah katında İsa’nın durumu, Âdem’in durumu gibidir. Onu topraktan yarattı, sonra ona “Ol” demesiyle o da hemen oluverdi.
Kur’an-ı Kerim, Âli Imran Suresi, 3/59

Kur’an’dan Allah’ın “Ol” emriyle dilediğinin oluşacağını anlıyoruz. Fakat bu, bahsedilen oluşumun, dünyevi zaman olarak bir anda gerçekleştiği anlamına gelmez. Allah’ın “Ol” emrinin yeterli olduğu anlamına gelir. Kur’an’dan Allah’ın gökleri ve yeri altı günde (devirde) yarattığını anlıyoruz.114 Fakat diğer yandan göklerin ve yerin yaratılışı için “Ol” emrinin yeterli olduğu da şu ayetlerden anlaşılmaktadır:

81- Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmaya kadir değil mi? Elbette O yaratandır, bilendir.

82- Bir şeyi dilediği zaman, onun emri yalnızca “Ol” demesidir, o da hemen oluverir.
Kur’an-ı Kerim, Yasin Suresi, 36/81-82

Gökleri ve yeri gerçek olarak yaratan da O’dur. “Ol” dediği gün hemen oluverir...
Kur’an-ı Kerim, Enam Suresi, 6/73

Einstein’ın Izafiyet Teorisi ile zamanın mutlak olmadığı, yerçekimi ve hız gibi evren içindeki parametrelerle değiştiği teorik bazda ortaya konmuş115 ve sonra deneysel verilerle de bu teori desteklenmiştir.116 Evren içinde bile değişkenliği olan zamanın, Tanrı’yı bağlayıcı bir niteliği olduğu düşünülemez. Bu yüzden, Tanrı’nın “Ol” emrinden, dünyevi süreçte anındalığı anlamak için makul bir sebep yoktur. Evrenin tahmini olarak 15 milyar yaşında olduğu sanılmaktadır117 ama bu, Tanrı’nın katında bir “Ol” emrinin karşılığıdır. Aynı şekilde Kur’an’da “Ol” emri, Isa’nın yaratılışı anlatılırken de kullanılmıştır:

Meryem dedi ki: “Rabbim, çocuğum nasıl olur benim? Bana hiçbir insan dokunmadı ki!” Allah cevap verdi: “Allah dilediğini işte böyle yaratır. Bir iş ve oluşa karar verdiğinde sadece ona ‘Ol’der, o hemen oluverir.”
Kur’an-ı Kerim, Âli İmran Suresi, 3/47

İsa’nın dünyaya gelmesi “Ol” emrine tabidir, ama Kur’an’da da anlatıldığı gibi annesi Meryem onu rahminde belli bir zaman süreci boyunca taşımıştır. Tüm bunlar gösteriyor ki Âdem’in “Ol” emriyle yaratılışından onun dünyevi süre olarak bir anda yaratıldığını anlamamız gerektiği sonucunu çıkaramayız.

Sonuç olarak, Kutsal Metinler açısından Evrim Teorisi’ni incelediğimizde en sorunlu ve üzerinde iyi düşünülmesi gerekli konu, Âdem’in ve eşinin yaratılışıdır. Johns Hopkins Üniversitesi’nin ünlü fizikçisi Howard A. Kelly gibi, ‘Âdem ve Havva’nın yaratılışı’ dışında Evrim Teorisi’ne inandığını söyleyip; insanın yaratılışını Evrim Teorisi’nden ayırıp teoriye inananlar olmuştur.118 Kutsal Metinler’de anlatıldığı şekliyle Âdem ile eşinin yaratılışının, Evrim Teorisi’ne aykırı olduğunu söylemek, bütün Kutsal Metin yorumcularının paylaştığı bir kanaat değildir. Kutsal Metinler için Tanrı’nın varlığı, yaratılıştaki merkezi rolü asıl önemli unsurlardır; Tanrı’nın yaratma metodu olarak kabul edilen bir Evrim Teorisi görüşünü, Kutsal Metinler’e dayanarak yanlışlamak kolay değildir. Kutsal Metinler’de birçok zaman ‘araçsal sebepler’ anılmadan Tanrı’nın yaratışı anlatılır. Örneğin Kur’an’da, Allah, Zekeriya’yı hiçten yarattığını söyler. (Kur’an-ı Kerim, Meryem Suresi, 19/9.) Bu ifadenin; Zekeriya Peygamber’in anne ve babasının, doğum öncesi evrelerinin, çocukluğunun yok sayılması anlamına gelmediği açıktır. Eğer Âdem’in yaratılışı için de benzer bir durumun olduğu ve ‘evrim’ gibi aracı bir sürecin dışlanarak -çünkü bu süreci de yaratan Tanrı’dır- anlatımın yapıldığı söylenirse, buna Kutsal Metinler’e dayanarak itiraz etmek zor olacaktır. Diğer yandan, Kutsal Metinler’e dayanarak, onların -özellikle Kur’an’ın- Evrim Teorisi’ne işaret ettiğini söyleyenlerin iddialarının, zorlama kabul edilebilecek bazı yorumlardan ibaret olduğunu, Kutsal Metinler’in Evrim Teorisi’ne işaret ettiğinin neden söylenemeyeceği kanaatinde olduğumu da göstermeye çalıştım. Bu ise beni, Kutsal Metinler adına (özellikle Kur’an) Evrim Teorisi’ne karşı çıkmadan ve onu desteklemeden bir konum edinebileceğimiz sonucuna; Kutsal Metinler eğer tek hareket noktamız olursa ‘Evrim Teorisi’ne karşı bilinemezci bir yaklaşım’ı benimseyebileceğimiz yargısına ulaştırmaktadır. Teolojik sebeplerden dolayı bu teoriye karşı olan bu tutumuma ‘Evrim Teorisi’ne karşı teolojik agnostisizm’; genel olarak bu teoriye karşı tavrıma ise ‘Evrim Teorisi’ne karşı bilinemezci yaklaşım’ diyorum ve böylesi bir yaklaşımın en makulü ve dinler ile bu teori arasındaki gerilimleri çözmeye en uygun pozisyon olduğunu savunuyorum.

cRn* & méLiss-á
Admin

Mesaj Sayısı : 142
Kayıt tarihi : 10/11/08

Kullanıcı profilini gör http://evrimteorisi.allgoo.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz