YAHUDİLİK İLE HIRİSTİYANLIK AÇISINDAN EVREN’İN VE DÜNYA’NIN YAŞI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

YAHUDİLİK İLE HIRİSTİYANLIK AÇISINDAN EVREN’İN VE DÜNYA’NIN YAŞI

Mesaj tarafından cRn* & méLiss-á Bir Salı Kas. 11, 2008 6:05 pm

Yerbilim ile ilgili tartışmalar, Evrim Teorisi ortaya konduğundan beri bu teori ile bir arada yürümektedir. Yerbilimsel bulguların, kutsal kitapların (özellikle Tevrat’ın) bazı yorumları ile çelişmesi, yerbilim ile din arasında bir gerilimin doğmasına sebep olmuştur. Bu gerilimin en önemli sebebi, bazı din adamlarının, Dünya’nın yaşını yerbilimsel bulguların tersine -Tevrat’ı belli bir şekilde yorumlayarak- çok genç olarak tahayyül etmeleriydi. Birçok ateist, yaratılışçıların evrimcilerden farkını ifade ederken; yaratılışçıların genç bir Dünya öngörmelerine karşı evrimcilerin yaşlı bir Dünya öngördüğünü söylerler.57 Bunu yaparken de özellikle Henry M. Morris gibi genç bir Dünya öngören ‘yaratılışçılar’ın izahlarını ön plana çıkarırlar. Böylece Dünya’nın yaşının dört-beş milyar yıl arasında olduğunu gösteren tüm deliller, Evrim Teorisi’ni de destekliyormuş gibi sunulur. Dünya’nın yaşı ile ilgili tartışmalar Evrim Teorisi ile birleştirilerek ve Dünya’nın yaşı dört-beş milyar yıl olarak gösterilerek, Evrim Teorisi’nin doğrulanması veya yaratılışın yanlışlanması mümkün değildir. Her şeyden önce yeryüzünün ‘yaşlı’ olduğunun gösterilmesi Evrim Teorisi’nden farklıdır, ayrıca günümüzde tektanrılı dinlere inananların çoğu, Dünya’nın dört-beş milyarlık yaşının, kutsal kitaplarıyla çelişmediği kanaatindedirler.58

Özellikle İslam dünyasında, Dünya’nın uzun zaman önce yaratılmış olması fikri hiçbir zaman ciddi bir problem oluşturmamıştır. Hıristiyanlarda ise Dünya’nın 6000 yıl kadar önce yaratıldığı görüşü özellikle -kitabın birinci bölümde de belirtildiği gibi- 17. yüzyılda İrlanda başpiskoposu James Usher’in yaptığı hesaba dayanmaktadır.59 Birçok Yahudi ve Hıristiyan dinbilimci Usher’in Tevrat’ta ‘oğlu’ olarak çevirdiği ifadelerin ‘soyundan olan’ anlamına da geldiğini ve onun hesaplarının güvenilir olmadığını söylemişlerdir. Zaten bu tarih Tevrat’ta apaçık belli olsaydı, Usher’den binlerce yıl önce vahyedilen Tevrat’taki bu tarihin bulunması, elbette Usher’in dönemine kalmazdı.

Evren’in ve Dünya’nın yaşı ile ilgili tartışmalarda Tevrat’ta ve Kur’an’da geçen ‘altı gün’ ifadesi gündeme gelmiştir. Bu ifadenin Tevrat’taki ve Kur’an’daki geçişi şu şekildedir:

Ve Allah yaptığı her şeyi gördü ve işte, çok iyi idi. Ve akşam oldu ve sabah oldu, altıncı gün.
Tevrat, Tekvin, Bap 1, 31

O, gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde yaratan ve sonra arşa istiva edendir. Rahmandır. Bunu haberi olana sor.
Kur’an-ı Kerim, Furkan Suresi, 25/59

Tevrat’ta geçen ‘gün’ kelimesinin İbranicesi ‘yovm’dur. Bu kelimenin İbranicesinin, 24 saatlik bir günü ifade ettiği gibi, ‘bir dönemi’ de ifade ettiğini; Tevrat’ın Tekvin bölümünde geçen ‘altı gün’ ifadesinin ‘uzun zaman dönemleri’ anlamında anlaşılması gerektiğini hem Yahudi, hem de Hıristiyan teologlardan söyleyenler olmuştur.60 2007 yılını takvimlerinde 5767. yıl olarak gösteren Yahudiler, takvimlerini Hz. Âdem’in yaratılışıyla başlatırlar, ama Dünya’nın ve Evren’in yaratılışını Hz. Âdem’in yaratılışından ayıran birçok Yahudi; Evren’in 15 milyarlık ve Dünya’nın dört-beş milyarlık yaşını, Tevrat’ın anlatımlarına ters görmemişlerdir. Âdem’den önce insanımsı maymunların olabileceğini, Tevrat’ın dilinde, ancak Âdem’in nesline insan dendiğini de söylemişlerdir.61 Tevrat’taki ‘günler’ ifadesinin Dünya ve Güneş arasında ilişkiye dayanan 24 saatlik dönemleri kastetmediğini; çünkü Tevrat’ta Güneş’in ancak dördüncü gün yaratıldığının ifade edildiğini söyleyerek de bunu desteklemişlerdir.62 İlgili Tevrat ifadeleri şöyledir:

16- Allah büyüğü gündüze, küçüğü geceye egemen olacak iki büyük ışığı ve yıldızları yarattı.

17- Ve yer üzerine ışık vermek ve gündüze ve geceye hükmetmek ve ışığı karanlıktan ayırmak için.

18- Allah onları göklerin kubbesine koydu ve Allah iyi olduğunu gördü.

19- Ve akşam oldu ve sabah oldu, dördüncü gün.

Tevrat, Tekvin, Bap 1,16-19

Yahudi bilginler gibi, Hıristiyan teologlardan da Dünya gününün kaynağı Güneş’in, yaratılış günlerinden dördüncü günde yaratıldığını, bu yüzden ‘gün’ ifadesinin Dünya günleri anlamında anlaşılmaması gerektiğini söyleyenler olmuştur.63 Günümüzdeki birçok Hıristiyan teolog tüm Eski Ahid’i dinlerinin kaynağı olarak kabul etmekle beraber, Usher’in kronolojisini ve Yahudi takvimini reddedip, Hz. Âdem’in daha önce yaratılmış olabileceğini savunmakta ve türlerin birbirlerinden bağımsız yaratıldığı görüşünü yaşlı bir dünya görüşüyle birleştirmektedirler.64 Bu görüşü ayırt etmek için ‘Yaşlı Dünya Yaratılışçılığı’ (Old Earth Creationism) ismi kullanılmaktadır.

Yahudi ve Hıristiyan düşünürler arasında ‘Yaşlı Dünya Yaratılışçılığı’ daha yaygın olsa da buna karşın türlerin bağımsız yaratılışını genç bir dünya görüşüyle birleştirenler de vardır ki bu görüşe ‘Genç Dünya Yaratılışçılığı’ (Young Earth Creationism) denmektedir. Bu görüşte olanlar Evren’in ve Dünya’nın ‘altı-gün’de yaratılmasını dünyevi 24 saat anlamında ‘gün’ olarak algılamaktadırlar.65 Bu görüşü savunanların aşağı yukarı hepsi, ‘bilim’ ile ‘din’in ayrı alanlar olduğunu, bunları birbirine karıştırmamız gerektiğini söylememektedirler. Bunlardan bazısı ise bilimsel delillerin genç bir Dünya’nın ve Evren’in varlığını desteklediğini savunmaktadırlar. Dinozor kemiklerinde bulunan hemoglobinin, bu canlıların birkaç bin yıl önce yaşadığını gösterdiği, çünkü hemoglobinin birkaç bin yıldan fazla dayanamayacağını; Ay’ın Dünya’dan yılda dört cm uzaklaştığını, milyarlarca yıllık Dünya ömrüne bunun aykırı olduğu gibi argümanlar ileri sürenleri de bulunmaktadır.66 Bunlar, kayaların radyometrik ölçümü gibi bilimsel metotları ele alıp, bunların güvenilmez olduğunu göstermeye çalışmaktadırlar.67 Yerbilimsel olayların hiçbirinin tekdüzenlilik (uniformatism) ilkesine göre açıklanamayacağını; günümüzün yerbilimsel olaylarının geçmişe anahtar olamayacağını ve yaş tahmini ile ilgili yanılgıların kaynağının yanlış tekdüzenlilik ilkesinin apriori kabulü olduğunu, yer katmanlarının hızlı oluşumlarla açıklanabileceğini de savunmaktadırlar.68
Kendi adıma konuşmak gerekirse, ben bu yaklaşımın delillerini hiç ikna edici bulmuyorum ve ‘Yaşlı Dünya Yaratılışçılığı’nın yaklaşımını paylaşıyorum. Daha önce de görüldüğü gibi tekdüzenlilik ile aniyıkımcılığın (catastrophism) arasındaki tartışmaların yerbiliminde önemli bir yeri vardır. Yakın dönemlerde birçok yerbilimci, aniyıkımcı olayların tekdüzenlilikli olaylardan yerbilimi açısından daha önemli etkilerde bulunduğunu kabul etse de aniyıkımcı yaklaşımı ön plana çıkaran bilim insanları yine de Dünya’nın yaşını milyarlarca yıl olarak tahmin etmektedirler.

Kutsal Metinler’le ilgili birçok yorum, Dünya’nın ve Evren’in ‘yaşlı’ olarak kabul edilmesine imkân tanır. Birçok bilim insanı ve teolog gibi Darwin de Tevrat’taki altı günde yaratılış ile ilgili ifadelerin, uzun zaman dilimlerinde yaratılışı kastettiğini savundu.69
Darwin’den sonraki tüm ‘Hıristiyan-evrimciler’ de bu yorumu benimsedi ve türlerin bağımsız yaratılışını savunan ‘Yaşlı Dünya Yaratılışçıları’ ile Tevrat’ın bu yorumunda aynı fikri paylaştılar.70 Bu yorumu savunanların bir kısmı ‘gün’ kelimesinin zaman dilimlerini de ifade ettiğini söylerken, bir kısmı ‘altı gün’ ifadesinin kastının Tanrı’nın yaratılış emirleri olduğunu, bu günlerin arasına uzun zaman dilimleri girdiğini, böylece altı ayrı günde verilen yaratılış emirlerinin, uzun zaman dilimlerinde yerine geldiğini savunurlar; bu görüşe ise ‘Aralıklı-Günler Görüşü’ (Intermittent-Day View) ismi verilmiştir.71

Sonuçta Yahudilik ve Hıristiyanlık için Evren’in ve Dünya’nın milyarlarca yılda yaratılmış olmasının bir sorun teşkil etmediği kanaatindeyim. Evren’in ve Dünya’nın milyonlarca yıllık zaman diliminde oluştuğuna dair veriler ortaya koymadan hem önce hem konduğu sırada hem de sonradan birçok Yahudi ve Hıristiyan din adamı ile yerbilimci uzun zaman dilimlerinde yaratılışı kabul etmişlerdir. Uzun zaman dilimlerinde yaratılışı kabul edenlerden Tanrı’nın yarattığı bir süreç olarak evrimi kabul edenler olduğu gibi türlerin bağımsız yaratılışını kabul edenler de olmuştur. Evren’in ve Dünya’nın birkaç günde oluştuğunu söyleyen günümüzdeki grupların çok önemsenmemesi gerektiğini ve Evrim Teorisi’ni savunan bazı natüralist-ateistlerin bu grupları, sanki türlerin bağımsız yaratılışını savunan herkesi temsil ediyorlarmış gibi sunmalarının kasıtlı bir taktik yaklaşım olduğunu ve bu yaklaşımın tamamen hatalı olup, bu grupların hiçbir şekilde türlerin bağımsız yaratılışını ve milyonlarca yılda oluşmuş bir Evren ve Dünya’yı kabul eden geniş kitleleri temsil edemeyeceklerini düşünüyorum.

cRn* & méLiss-á
Admin

Mesaj Sayısı : 142
Kayıt tarihi : 10/11/08

Kullanıcı profilini gör http://evrimteorisi.allgoo.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz