RAKİPLERE ÜSTÜNLÜK, MATEMATİK, HİPOTEZLİ TÜMDENGELİM VE EVRİM TEORİSİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

RAKİPLERE ÜSTÜNLÜK, MATEMATİK, HİPOTEZLİ TÜMDENGELİM VE EVRİM TEORİSİ

Mesaj tarafından cRn* & méLiss-á Bir Salı Kas. 11, 2008 5:45 pm

Ernst Mayr bilim tarihi incelendiğinde, bilimsel teorilerin reddedilmesinin gerçek sebebinin bu teorilerin apaçık yanlışlanması olmadığını, daha basit ve daha muhtemel bir teorinin ortaya konmasının eski teoriyi bir kenara bıraktırdığını savunur. Yeni teorinin -özellikle biyolojide- olasılıkçı yoruma dayanan bilimsel çıkarımlara uyduğunu; mutlak deliller aramamak gerektiğini söyler. Bilim insanının pragmatik olduğuna ve yeni bir teori ileri sürülünceye kadar eskisinden memnun olduğuna dikkat çeker. Darwin’in de bu şekilde düşündüğünü ve Evrim Teorisi’nin, matematiksel deliller gibi mutlak olduğunu ileri sürmediğini; bu teorinin, türlerin ayrı ayrı yaratılışından daha muhtemel olduğu için kabul edilmesi gerektiğini söylediğini belirtir.49 Ernst Mayr, Evrim Teorisi’nin bilimsel kriterleri karşılamadığı eleştirisinin farkındadır ve alternatif görüşlerden daha muhtemel olduğu temeline dayandırarak eleştirileri bertaraf etmeye çalışmaktadır. Oysa gördük ki, Evrim Teorisi ile olasılıkçı bir öngörü bile yapılamamaktadır; o zaman bu teorinin alternatiflerine karşı daha muhtemel olduğunu söyleyecek bir temel bulunamaz. Gözlenen canlılar ve fosiller, alternatif teorilerce de açıklanabilmektedir. Ernst Mayr’ın bilime yaklaşımını tamamen doğru kabul etsek bile, vardığı sonucu doğrulayacak hiçbir kriter gösterememektedir. Evrim Teorisi’nin daha muhtemel olduğunu söylemekte,50 fakat bunun nasıl anlaşılacağını ortaya koya-mamaktadır. Bir teorinin mutlak olduğunu söylemek kadar daha muhtemel olduğunu söylemek de eğer sınanabilen bir iddia olursa -yanlışlanmaya açık olursa- bir değer taşır. Mayr’ın ortaya koyduğu kritiği kabul etsek ve rakip teorilerle Evrim Teorisi’ni yarışa soksak, en iyimser bakışla 0,5’den (1 üzerinden) daha büyük istatistiki bir değeri Evrim Teorisi lehine elde etmeliyiz ki rakip teorilere karşı üstünlüğünü iddia edebilelim. Oysa böyle bir düzenek ve de böylesi bir veri gösterilememektedir. Darwinizm’in gözlem verilerine dayandığı veya alternatiflerinden daha iyi olduğunun iddia edildiği her seferinde, ya doğal seleksiyonun varlığı ispat edilmeye çalışılmakta51 veya tür içi değişiklikler veya coğrafi bir alanda izole olan türün farklılaşması vurgulanmaktadır. Oysa doğal seleksiyonun veya böylesi değişikliklerin varlığı, daha önce de açıkladığım gibi Evrim Teorisi’ni rakiplerinden ayırt edici özellikler değildir. Ernst Mayr’ın iddia ettiği gibi, Evrim Teorisi’nin rakip teorilere üstünlüğünün ortaya konabilmesi için, doğal seleksiyonun ve türün mutasyon, izolasyon gibi faktörlerle yaşadığı değişikliklerin; yepyeni özellikleri olan türlerin, cinslerin, familyaların oluşumuna sebep olabildiğinin gösterilebilmesi gerekir ki hiç kimse bunu başaramamıştır.

Michael Ruse, Evrim Teorisi’nin, Malthus’un matematiksel yaklaşımını kullandığını52 söylerken de, yine Evrim Teorisi’ni diğer görüşlerden ayırt eden bir özelliğini verememektedir. Malthus’un yaklaşımına göre, gıda kaynakları aritmetik olarak artarken, nüfus geometrik olarak artmaktadır, bu yüzden bu gıda kaynaklarından yeterince faydalanamayıp ölenler olacaktır.53 Bu matematiksel yaklaşım Evrim Teorisi’nin ayırt edici özelliği olan yeni özellikli türlerin, cinslerin, familyaların oluşumu için hiçbir şey söylemez. Aynı şekilde popülasyon genetiğinde (population genetics) yapılan matematik hesaplar da yeni bir türün oluşumu için matematiksel bir veri vermekten uzaktır.54 Evrim Teorisi ile uğraşan bilim insanlarının yaptığı matematiksel işlemlerin, Evrim Teorisi’nin ayırt edici özelliği olan, yeni özellikleri olan türlerin, evrim ile oluşması ile alakalı olup olmadığı önemlidir. Evrim ile uğraşan bir bilim insanı, dünyada var olan pandaların sayısını, pandaların kilosunu, son kırk yılda sayılarının değişimini matematiksel verilerle hesaplayabilir. Bu matematiksel veriler veya pandalar yok olursa bu doğal seleksiyonun nedeninin açıklanması, Evrim Teorisi’ni doğrulayıcı veriler olarak değerlendirilemez. Çünkü, bu anlatımlarda matematiksel dil kullanılsa bile; ne pandanın diğer bir türden oluşumu, ne de pandadan yeni bir türün oluşumu ile alakalı matematiksel bir veri mevcuttur. Yeni-Darwinciliğin en ünlü temsilcilerinden -bazılarınca en ünlüsü- kabul edilen Ernst Mayr, Evrim Teorisi’nde matematik aranmaması gerektiğini şöyle anlatmaktadır: “…Bu gösterişli başarılar matematiğin sınırsız bir prestij kazanmasına sebep oldu. Bu da Kant’ın ünlü betimlemesi olan, gerçek bilimin doğa bilimleri içinde bulunabileceği, çünkü bu bilimlerin matematiksel olduğu yargısı ile sonuçlandı. Eğer bu yargı doğruysa, Darwin’in ‘Türlerin Kökeni’ kitabının bilimsellik açısından yeri nedir? Sürpriz olmayacak bir şekilde, Darwin’in matematik hakkında az bilgisi vardı. Niteliksel ve tarihi bilimler veya kompleks sistemler ile ilgilenen bilimler hakkındaki yanlış yargılar, biyolojinin aşağı kategoride bir bilim olduğuna dair kibirli bir kanaatin ortaya atılmasına sebep oldu… Sistematik ve evrimsel biyolojinin çoğunda matematiğin katkısı çok azdır.”55 Görüldüğü gibi en ünlü evrimciler de Evrim Teorisi’nin matematiğe dayanmadığını kabul etmektedirler. Bu da, bilimsel kriterlere uygunluğu matematiksel olmakta anlayan anlayışın kriterlerini de Evrim Teorisi’nin karşılamadığını göstermektedir.

Darwin, teorisinin Baconcı metot ile oluşturulduğunu söylerken tümevarımcı bir yöntemi takip ettiğini, peşinen bir hipotezi öngörmediğini, gözlemleri neticesinde Evrim Teorisi’ne vardığını söylemek istiyordu. Sonradan, tümevarım hakkında felsefî itirazlar Darwinizm’e yöneltilince, Darwinizm’in aslında ‘hipotezli-tümdengelim’ (hypothetico-deductive) metodunu takip ettiği söylenmeye başladı. Buna göre önce hipotez ileri sürülür, sonra bu hipotezin doğru olup olmadığını test etmek için gözlem ve deney yapılır.56 Oysa bu metot kabul edilir bir metot bile olsa, ancak alternatif görüşlere karşı üstünlük sağlanırsa anlamlı olabilir. Fakat Evrim Teorisi yanlışlanmaya açık sınamalara giremediği için, alternatif görüşlere göre üstün olup olmadığını da göstere-memektedir. Bilimsel olmanın kritiğini ister tümevarımcılıkta, ister hipotezli-tümdengelimcilikte, ister matematiksel veriye dayan-makta, ister yanlışlanabilir olmakta, ister öngörü gücünde, ister olgusalcılıkta arayalım, istersek Evrim Teorisi’ni tarih bilimi gibi doğa bilimlerinden ayrı bir sınıfa koyalım; bu teorinin alternatif teorilere göre neden kabul etmemiz gerektiğine dair objektif bir kriter ortaya koyamazsak, Evrim Teorisi’nin bilimsel kriterleri karşıladığını söyleyemeyiz.

cRn* & méLiss-á
Admin

Mesaj Sayısı : 142
Kayıt tarihi : 10/11/08

Kullanıcı profilini gör http://evrimteorisi.allgoo.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz