İNSAN SOYUNUN MAYMUNUMSU CANLILARLA İLIŞKİLENDİRİLMESİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

İNSAN SOYUNUN MAYMUNUMSU CANLILARLA İLIŞKİLENDİRİLMESİ

Mesaj tarafından cRn* & méLiss-á Bir Salı Kas. 11, 2008 4:58 pm

Darwin’in, canlıların ortak atadan evrimleştiklerini söyleyen teorisi, bu ortak noktadan dallanıp budaklanan bir ‘soy ağacı’nı ortaya çıkarıyordu. Bu yaklaşımın gündeme getirdiği sorun, insanın bu ‘soy ağacı’nın neresinde olduğuydu. Linnaeus’un canlılar sınıflamasında insan maymuna yakın bir yere konmuştu. Morfolojik (dış-şekilsel) özelliklere dayanan bir sınıflamada, memeli olmalarından morfolojik özelliklerine kadar benzer bir çok özellikleri olan maymun ve insanın birbirlerine yakın bir yere konması beklenirdi; Linnaeus da öyle yapmıştı. Morfolojik benzerlikleri, ortak atadan türemenin delili sayan Evrim Teorisi’nin doğal sonucu da maymun ve insanı ortak bir atadan türetip yakın akraba ilan etmekti; Darwin ve Huxley de öyle yaptılar, daha önce Lamarck da insanın maymunumsu canlılardan türediğini söylemişti.

Darwin’in, Evrim Teorisi’ni nasıl geliştirdiğini inceleyen uzmanların hemen hepsi, onun ‘Türlerin Kökeni’ kitabında, insanın maymunumsulardan evrimleştiğini hiç ileri sürmemiş olsa da bu kitabı yazdığı dönemde de insanın maymunumsulardan evrimleştiği kanaatinde olduğunu söylerler. Morfolojik benzerlikleri, ortak atadan evrimleşmenin delili sayan ve Lamarck’ı okumuş olan Darwin’in o dönemde de bu kanaatte olduğu rahatlıkla tahmin edilebilir. Nitekim o, ‘Türlerin Kökeni’nde, insanın köklerinin ve tarihinin aydınlatılması gerektiğini söylemişti;99 ancak anlaşılıyor ki bu konuda gelecek tepkilere hazır değildi. Darwin, tüm dikkatine rağmen şimşekleri üzerine çekmekten kurtulamadı. Ama özellikle ‘Darwin’in Buldoğu’ lakabını almış olan Thomas Henry Huxley (1825-1895), tartışmalardan kaçan Darwin’in yerine birçok tartışmada ön plana çıktı ve Darwin’den önce, ‘Insanın Doğadaki Yerine Ilişkin Deliller’ (Evidence As to Man’s Place in Nature) adlı 1863’te yayımlanan kitabında, apaçık bir şekilde insanın maymunumsu bir atadan evrimleştiğini ileri sürdü.

Huxley, yerbilimci Lyell ve botanikçi Hooker gibi isimler ile beraber Darwin’e en yakın halkada yer alıyordu. Huxley fizyoloji ve embriyoloji gibi biyolojinin dallarıyla uğraşıyordu. Darwin’in ‘Türlerin Kökeni’nin ilk olarak yayımlanmasından bir yıl sonra, 1860’ta; Huxley, bu eserin, bir gün yanlışlığı ispat edilse bile çok değerli bir eser olduğunu, biyoloji alanında benzerinin bulunmadığını ve biyoloji ile beraber bütün bilimleri etkileyeceğini söyledi.100 Onun bilinen en ünlü tartışması, Oxford’daki Britanya Cemiyeti’nde (British Association) yapılan bir toplantıda, Başpiskopos Samuel Wilberforce ile gerçekleşmiştir. Wilberforce, Huxley’e büyükbabasının mı büyükannesinin mi tarafından maymun soyundan türediğini sorar. Huxley, maymun soyundan gelmeyi; ‘hünerlerini, anlamadığı bir teoriye saldırmak için yanlış bir şekilde kullanan’ biri olmaya tercih edeceğini söyleyerek cevap verir. Huxley, Darwin’in yavaş ve sürekli bir evrimi öngören yaklaşımına karşı, canlıların evrimleşmesinde sıçramalar (saltation) olabileceğini savunarak Darwin’den ayrılmıştır.

1863’te yazdığı kitabında Huxley, Richard Owen’ın insan ve maymun beyni arasında var olduğunu ileri sürdüğü farklara cevap vermeye çalıştı. Darwin ise insan soyunu tartıştığı kitabı ‘Insanın Soyu ve Cinselliğe Bağlı Seleksyon’u ancak 1871’de, ‘Türlerin Kökeni’nin ilk baskısından 12 yıl sonra yayımladı. Bu eserinde insanın, maymunumsu atadan (ape-like progenitor) evrimleştiğini ileri sürdü. Insanın zihinsel özellikleri ve ahlaki yapısının bile ‘doğal seleksiyon’a bağlı bir süreçle oluştuğunu savundu.101 Darwin’in yaklaşımına göre insan ile maymun arasındaki fark, mahiyet farkı değil sadece derece farkı idi. Wallace, bu konuda Darwin’den farklı bir görüşe sahipti; kendisi ateşli bir ‘doğal seleksiyon’ taraftarı olmasına rağmen, insan zihninin ‘doğal seleksiyon’ ile açıklanamayacağını savundu.102 Doğal seleksiyona dayalı Evrim Teorisi fikrini ilk ortaya koyan iki kişiden biri olan Wallace’ın, insanın diğer tüm canlılardan mahiyet itibarıyla farklı olduğunu benimsemesi önemlidir. Bu, insan ile maymun arasında mahiyet farkı olduğunu söyleyenlerin mutlaka Evrim Teorisi’ni reddettiği veya Evrim Teorisi’ne inananların mutlaka insan ile maymun arasında derece farkı olduğunu savunmak zorunda oldukları şeklindeki genel önyargılara tamamen ters tarihsel bir olgudur. Görüldüğü gibi bir kişinin Evrim Teorisi’ne, hatta doğal seleksiyona dayalı Evrim Teorisi’ne inandığını söylemesi, canlıların kökenine dair tüm görüşlerini ifade etmemekte; aynı fikre inanan kişiler arasında derin farklar olabilmekte, bu ise mutlaka genellemelerden kaçınmamız ve şahısların ortaya koydukları fikirleri birbirlerinden ayırarak analitik bir incelemeye tabi tutmamız gerektiğini göstermektedir.

Darwin’in yaklaşımında insan ile hayvan arasındaki uçurumun kapatılması, insanın ahlaki sorumluluğuna karşı bir tehdit ve insan adına bir aşağılama olarak algılandı. Gerek Hıristiyanlığın ruh inancı, gerek Descartes ve Platon gibi felsefecilerin insan zihnini ayrı bir cevherle ilişkilendirip insan ile hayvan arasındaki ayrılığı mahiyet farkı olarak ele almaları, gerekse Buffon gibi ünlü biyoloji bilginlerinin insan ile hayvan arasında kapatılamaz bir uçurum bulunduğunu söylemeleri, Darwin’in yaklaşımı ile uzlaşmaz kabul edildi. Her ne kadar Wallace gibi insan ile hayvan arasında mahiyet farkı olduğu fikriyle Evrim Teorisi’ni birleştirenler olduysa da; Evrim Teorisi’nin, insan ve hayvan arasındaki farkı bir derece farkına indirdiği görüşü genelde hâkim oldu. Fakat insan ile hayvan arasında sadece derece farkının bulunmasının, insanın sorumluluğu fikriyle ve dinlerin görüşüyle bağdaşabileceğini savunanlar da oldu. Bu görüşe göre insanların ahlaki sorumluluk için mutlaka ayrı bir cevhere sahip olmaları (mahiyet farkı) gerekmiyordu; insan ruhu, insan varlığının maddî bütünsel yapısının sahip olduğu bir özellik olarak da algılanabilirdi. 19. yüzyılda yapılan bu tartışma, 20. yüzyılda da devam etti ve günümüzde de devam etmektedir. Evrim Teorisi’nin dinler ile ilişkisinin ele alınacağı 5. bölümde bu konu incelenecektir.

cRn* & méLiss-á
Admin

Mesaj Sayısı : 142
Kayıt tarihi : 10/11/08

Kullanıcı profilini gör http://evrimteorisi.allgoo.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz