CHARLES LYELL, YERBİLİM VE TEKDÜZENCİLİK

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

CHARLES LYELL, YERBİLİM VE TEKDÜZENCİLİK

Mesaj tarafından cRn* & méLiss-á Bir Salı Kas. 11, 2008 4:55 pm

Charles Lyell (1791-1875) pek çok açıdan Darwin’in hayatında ve Evrim Teorisi’nin ortaya konmasında etkili bir kişi olmuştur. Lyell’in ‘Yerbiliminin Prensipleri’ (Principles of Geology) kitabını Darwin, Beagle yolculuğunda yanına almış, bu kitaptan çok etkilenmiş ve ileride kendisinin de bir yerbilim kitabı yazabileceğini düşünmüştür.60 ‘Darwin’in Buldoğu’ diye anılan Huxley, Lyell’in yerbiliminde savunduğu ilkelerin biyolojiye uygulanmasının Evrim Teorisi’ni doğurduğunu söylemiştir. Birçok bilim insanı ise tam tersine, Lyell’in görüşlerinin Evrim Teorisi’nin kabulünü zorlaştırdığını ileri sürmüştür. Lyell’in yerbilimsel görüşünün Evrim Teorisi’nin kabulünü kolaylaştırdığı mı, zorlaştırdığı mı tartışılabilir. Fakat Darwin’i ‘Türlerin Kökeni’ni yazmaya en çok teşvik eden kişinin Lyell olduğunu, bizzat Darwin’in sözlerinden öğreniyoruz.61

Georges Cuvier (1769-1832) gibi ünlü bilim insanları, fosil ve yerbilim incelemelerinin sonucunda yeryüzünün aniyıkımlar (catastrophe) geçirdiğini savunmaya başladılar. Cuvier, fosillerdeki büyük kesintilerin sel gibi büyük afetlerle açıklanabileceğini düşündü. Bunun Kitabı Mukaddes’teki anlatımlara da uygun olduğunu belirtti; yalnız, Kitabı Mukaddes’teki altı günde yaratılışın, altı uzun zaman diliminde yaratılış olduğunun anlaşılması gerektiğini söyledi.62 Kitabı Mukaddes’in bu şekilde yorumuna, uzun zaman diliminde yaratılışı kabul eden Cuvier’in muhalifi Lyell’in de bir itirazı yoktu, Darwin de bu yorumun aynısını ‘Beagle Yolculuğunda’ adlı kitabında savundu.63 Fakat Lyell, Cuvier’in yeryüzünün geçmişinde günümüzdekine benzemeyen süreçlerin yaşandığı fikrine ve aniyıkımların meydana geldiğine katılmıyordu.64 Lyell’in tekdüzenlilik (uniformitarianism) kuramı dört maddede özetlenebilir:

1.Doğal yasalar uzam ve zamanda sabittir (tekdüzenlidir). Aslında aniyıkımcıların çoğu bu konuda Lyell ile farklı düşünmüyordu.

2.Geçmişin olaylarını açıklamak için, şu anda işleyen ve Dünya’nın yüzeyini biçimlendiren süreçlere başvurulmalıdır (sürecin tekdüzenliliği). Bu yine, Dünya’ya ilişkin bir sav değil, bilimsel metot ile ilgili bir yargıdır. Aniyıkımcıların çoğu bu konuda da aynı fikirde olmakla beraber, geçmişteki bazı olayların, artık etkili olmayan, ya da çok yavaş biçimde işleyen nedenlerin sonucu olabileceğini düşünüyorlardı.

3.Yerbilimsel değişim afet sonucu ya da aniden değil; yavaş, aşamalı ve düzenli olarak gerçekleşir (hızın tekdüzenliliği). Bu aniyıkımcılar ile tekdüzenciler arasındaki gerçek bir farktır.

4.Dünya oluşumundan bu yana temelde aynı kalmıştır (yapılanmanın tekdüzenliliği). Lyell’in açıkça yanlış olan bu görüşü pek az anılır. Modern yerbilimi tekdüzenciler ile aniyıkımcıların görüşlerinin bir sentezidir.65

Lyell’in yaklaşımı (kendi karşı kampındaki birçok kişinin de katıldığı gibi) uzun zaman dönemlerini kabul ettiği için, halk arasında yaygın olarak kabul görmüş olan Usher’in Dünya’yı 6000 yıllık bir yer olarak gören yaklaşımına tersti. Ancak bu, Evrim Teorisi’nin muhakkak uzun bir zaman dilimini gerekli gören açıklamaları için gerekliydi. Darwin, Lyell’in izinden gitti ve yerküreye bir yaş tespit etmek için tahminler yaptı; bir vadinin deniz tarafından her yüz yılda yaklaşık iki buçuk santim aşındırıldığı hesabından yola çıkarak ‘300 milyon yıl’ sonucuna ulaştı.66 Darwin’in Dünya’nın yaşı hakkındaki tahmini, modern yer-biliminin ‘5 milyar yıl’ olan tahmininden çok daha az bir süredir; fakat yeryüzünün Usher’in tahmininden çok daha yaşlı olduğunu söylerken tamamen haklıdır.

Evrim Teorisi açısından yeryüzünün yaşlı olması avantaj olsa da onun yaşlı bir gezegen olduğunu savunanların çoğu -Cuvier ve Lyell gibi- Evrim Teorisi’ne inanmamışlardır. Örneğin Lyell, ‘Yerbiliminin Prensipleri’ kitabında Lamarck’ın Evrim Teorisi’ni ele almış ve reddetmişti.67

Lyell’in, Evrim Teorisi’ni reddetmesine rağmen Darwin’e etkisi büyük oldu. Darwin, zihni yapısının şekillenmesinde büyük rolü olan Beagle yolculuğunun St. Jago’daki ilk durağından itibaren, Lyell’ın ‘Yerbiliminin Prensipleri’ adlı kitabındaki görüşlerin doğruluğuna kanaat getirdi.68 Darwin’in Beagle seyahatini yazdığı ilk kitabından hemen sonra yazdığı ‘Mercan Kayaları’ adlı kitapta, bazı adalarda karanın nasıl yükseldiğini, denizden yüksek seviyede ölü mercanlar bularak gözlediğini; başka yerlerdeyse karaların çöktüğü için mercanların çökmeyle beraber yukarı doğru büyüdüğünü yazar. Bu sonucun, Lyell’in, yeryüzünün bir kısmının yavaş yavaş batarken, bir kısmının da yavaş yavaş yükseldiği izahıyla tamamen uyumlu olduğunu söyler.69

Darwin’in Lyell’in yerbilimsel görüşlerinden etkilendiği kitaplarından açıkça belli olsa da; Huxley’in, Evrim Teorisi’nin, Lyell’in yerbilimdeki görüşlerinin biyolojiye uygulaması olduğunu söylemesi yanlış gözükmektedir. Yeryüzünde ve evrendeki oluşumların aşamasal olarak izahı Leİbniz’de, Kant’ta, Buffon’da ve Lamarck’da da vardı. Lyell’in tekdüzenci yaklaşımının en önemli özelliklerinden biri yeryüzündeki oluşumları, dönüşümlü bir model içinde durağan bir durumda göstermesidir ki; bu yaklaşımı, Ernst Mayr’ın da dediği gibi Evrim Teorisi ile hiç uzlaşamayacak bir görüştür.70

Usher gibi Dünya’nın yaşını 6000 yıldan ibaret görenler, aniyıkımcılığın afetlerle yerbilimsel olayları dar bir aralığa sıkıştırmasına muhtaçtırlar. Ama aniyıkımcılığa inanmak, 6000 yıllık Dünya düşüncesine inanmayı gerektirmez; nitekim aniyıkımcılığın en ünlü isimleri Cuvier, Agassiz, Sedgwick ve Murchison Dünya’nın tarihinin çok gerilere uzandığını savunmuşlardır.71 Bu da bize tekdüzenlilik ile aniyıkımcılık karşıtlığının din düşmanlığı ile din savunusu karşıtlığına indirgenmesinin yanlış olduğunu göstermektedir ki böyle bir hata yapılmıştır.

Aggasiz, canlı türlerinin çoğunun yok olduğunu ve yeni yaratılışlar ile yerlerinin doldurulduğunu söylemişti. Lyell da yaratılışta her şeyin mümkün olduğunu ve yok olan türlerin yerine yenilerinin yaratıldığını söylüyordu.72 Yok olan türler; yaratılışı, Linnaeus gibi yorumlayıp, ‘varlık merdivenleri’nde boşluk kabul etmeyenler için sorundu. Fakat hem aniyıkımcı, hem tekdüzenci birçok düşünür, yaklaşımlarının ‘yaratılış’ ile uyum içinde olduğu kanaatini taşıyorlardı.

Lyell’in, Evrim Teorisi açısından diğer bir önemi ise Lamarck’ın Evrim Teorisi’nin yayılmasını, bu yaklaşıma getirdiği eleştirilerle durdurması olmuştur. Diğer bir tekdüzenci bilim adamı olan Robert Chambers, 1844 yılında yayımlanan ‘Yaratılışın Doğal Tarihinin Izleri’ (Vestiges of The Natural History of Creation) adlı kitabıyla büyük etkide bulundu (Başta kitabı isimsiz yayımlamıştı, sonradan ismini açıkladı). Bu kitabında Lamarck’ın aşamalı ve mükemmele doğru giden evrim anlayışıyla tekdüzenci bir yerbilimsel yaklaşımı beraber savundu. Ayrıca embriyonun geçirdiği aşamaların (bireyoluş: ontogeny) türün tarihini tekrarladığını (soyoluş: phylogeny) söyledi. Darwin, Chambers’ın kitabına getirilen eleştirileri gözlemleyip, bu eleştirileri göz önünde bulunduran bir Evrim Teorisi geliştirdi. Chambers, Darwin’in dışında Wallace, Herbert Spencer ve Arthur Schopenhauer üzerinde de etkili oldu.73 Evrim Teorisi ile ilgili tartışmalar, bu teorinin ilk ortaya konduğu dönemden beri hep yerbilimsel tartışmalarla bir arada yürüdü. Zamanla Usher’in ortaya koyduğu kronolojiyi ciddiye alan kalmadı. Modern yerbilimi, hem tekdüzenci hem de aniyıkımcı yaklaşımın sentezinin yapılabileceğini gösterdi. Fakat, ilerleyen bölümlerde görüleceği gibi Dünya’nın bilinen yaşı içerisinde türlerin evriminin açıklanıp açıklanamayacağı sorusu gündemdeki yerini hep korudu.

cRn* & méLiss-á
Admin

Mesaj Sayısı : 142
Kayıt tarihi : 10/11/08

Kullanıcı profilini gör http://evrimteorisi.allgoo.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz