Evrim Kuramının Gelişimi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Evrim Kuramının Gelişimi

Mesaj tarafından cRn* & méLiss-á Bir Salı Kas. 11, 2008 6:27 pm

Biyoloji Charles Darwin’in “Türlerin Kökeni Üzerine” adlı kitabını yayımlamasıyla bir bilim olarak olgunluğa ulaştı. Fakat evrim düşüncesi Darwin için yeni değildi. Lamarck 1809’da bir evrim teorisi yayımlamıştı. Lamarck’a göre türler arka arkaya cansız kaynaklardan çıktı. Bu türler başlangıçta çok ilkeldi ama kalıtımsal eğilimler nedeniyle zamanla karmaşıklıkları arttı. Bu evrim türüne ortojenez denir. Lamarck canlıların çevrelerine olan uyumlarının yavrularına geçtiğini öne sürdü. Örneğin zürafalarının atalarının daha yüksek dallara ulaşabilmek için boyunlarını uzattıklarını düşündü. Bu yavrularının daha uzun boyunlarla doğmasına neden oldu. Bu edinilmiş özelliklerin kalıtımı bir evrim mekanizması ortaya koydu. Lamarck ayrıca türlerin yeni biçimlere dönüşseler de asla yok olmadıklarına inanıyordu. Günümüzde bu düşüncelerin üçünün de yanlış olduğu biliniyor.

Darwin’in katkısı ortak ata hipotezini oluşturması ve bir evrim mekanizması –doğal seçilimi— sunmasıdır. Darwin’in doğal seçilim teorisine göre populasyonlar içinde devamlı olarak yeni çeşitlenmeler ortaya çıkar. Bu çeşitlenmelerin küçük bir kısmı sahiplerinin diğerlerine göre daha fazla yavru üretmesini sağlar. Bu çeşitlenmeler çoğalır ve daha az üretken olan rakiplerinin yerini alırlar. Seçilimin defalarca gerçekleşmesi bir türün zamanla değişmesine yol açar.

Darwin’in teorisi eski genetik teorileriyle uyuşmuyordu. Darwin’in döneminde biyologlar karışımsal kalıtım teorisini –bir yavrunun ebeveynlerinin ortalaması olduğunu savunuyorlardı. Eğer bir bireyin bir kısa ebeveyni bir de uzun ebeveyni varsa, orta boylu olur ve orta boylu olma genleri taşır. Eğer durum böyle olsaydı yeni genetik çeşitlenmeler çabucak populasyondan silinirdi. Evrim teorisinin öne sürdüğü gibi birikemezlerdi. Bugün karışımsal kalıtım düşüncesinin yanlış olduğunu biliyoruz.

Darwin gerçek kalıtım biçiminin kendi döneminde keşfedildiğini bilmiyordu. Gregor Mendel melez bezelyeler üzerinde yaptığı deneylerde anneden ve babadan gelen genlerin karışmadığını gösterdi. Uzun ve kısa ebeveynlerin yavrusu orta boylu olabilir; ama hem kısalık hem uzunluk genleri taşır. Genler ayrı ayrı kalırlar ve sonraki nesillere aktarılabilirler. Mendel makalesini Darwin’e gönderdi ama Darwin mektubu hiç açmadı.

Mendel’in fikirlerinin kabul edilmesi uzun zaman aldı. Biyometrikçiler denilen bir grup biyolog Mendel kanunlarının yalnızca birkaç özellik için geçerli olduğunu düşünüyordu. Pek çok özelliğin karışımsal kalıtım ile yönetildiğini iddia ediyorlardı. Mendel ayrı özellikler üzerinde çalıştı. Meşhur deneyindeki iki özellik bezelyelerdeki düz ve kırışık kabuktu. Bu özellikler çeşitlilik göstermiyordu. Başka bir deyişler bezelyeler ya düz ya da kırışıktı –ikisinin arası yoktu. Biyometrikçiler bu özellikleri istisna olarak gördü. Sürekli, uzunluk gibi çeşitlenen özellikleri çalıştılar ve pek çok özelliğin karışımsal kalıtım gösterdiğini düşündüler.

cRn* & méLiss-á
Admin

Mesaj Sayısı : 142
Kayıt tarihi : 10/11/08

Kullanıcı profilini gör http://evrimteorisi.allgoo.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz